Turkce Sesli Erotik Hikaye 35 -
Ellerimi tuttu. Terlemişti elleri. O an anladım ki, bu adam 42 yaşında, bir kız babası, hayatı tırnaklarıyla kazımış biri… hala tedirgin. Hala heyecanlı. Hala ‘ilk kez’ gibi.
"Bana taşın," dedim tekrar. "Valizlerini getir. Kitaplarını getir. O eski, dökük gitarını da getir. Hafta sonları kızını alır, beraber kahvaltı ederiz. Çiko zaten seni evlat edindi."
Erkeklerin 40’ından sonra ağlamasını izlemek… İşte o an anlıyorsunuz, hayat sadece iş, fatura, randevu değil. Hayat, birinin seninle yağmuru izlemek istemesi.
"Peki," dedi. "Ama bir şartım var."
"Senden önce," dedi fısıltıyla. "Sadece var oluyordum. Seninle… yaşıyorum."
Dalgın değildi. Beni izliyordu. Nasıl mı anladım? Çünkü gözleri gülümsüyordu. Ve 35’inden sonra bir erkeğin gözlerinin nasıl gülümsediğini anlarsın. Çünkü artık oyunlar bitmiştir. Gerçek vardır.
Ve işte böyle. 38 yaşında, sıradan bir kadın. 42 yaşında, yaralı bir adam. Bir kedi. Yıpranmış kitaplar. Ve her sabah telveyle birlikte pişen bir kahve. Turkce Sesli Erotik Hikaye 35
SON SÖZ: 35’ten Sonra Başlangıç (Müzik yavaşça kapanırken, fısıltıyla)
Uzun süre cevap vermedi. Derin bir nefes aldı. Rüzgar saçlarını dağıtıyordu. "Bugün," dedi. "Bugün bir kadının Sait Faik okuduğunu gördüm. Ve hissettim ki… hayat henüz bitmemiş."
Sabahın yedisi. Alışkanlıklarımın kölesi olmuşum. Uyan, su iç, saçlarını topla, trene koş. Her gün aynı. 38 yaşında, bir şirkette orta düzey yönetici. Evli değilim. Çocuğum yok. Evde beni bekleyen bir kedi var, o da uyuyor zaten. Ellerimi tuttu
"Nedir?"
"Telveyle birlikte," dedim.
"Biliyor musun," dedi Deniz. "Bu yaştan sonra birine ‘Seni seviyorum’ demek, yüksek lisans tezi savunmak gibi. Her kelimenin altını çiziyorsun." Hala heyecanlı
O da gülümsüyor: "Evde olduğumu."